Cuma , 19 Ekim 2018
Son Makaleler
Anasayfa » Genel » ŞİRKETLERDEKİ PARALEL YAPILANMALAR
ŞİRKETLERDEKİ PARALEL YAPILANMALAR

ŞİRKETLERDEKİ PARALEL YAPILANMALAR

Şirketlerde paralel yapılanma
Hürriyet İK – Serdar DEVRİM
Prosedürlere körü körüne bağlı, hiyerarşiye ölümüne saygılı yönetici, gün olur karmaşık sorunların üstesinden gelemez.
Birilerini harekete geçirmek, yardım almak, işleri hızlandırmak, imkansızı mümkün kılmak için biraz ‘kural dışı’ hareket gerekebilir. Ki gerekir.
Buna ‘kuralları delmek’ değil de ‘esnek davranmak’ diyelim.
‘Hiyerarşiyi baypas etmek’ değil de, ‘işi hızlandırmak’ yahut ‘bu kadarcık iş için sayın müdürümü rahatsız etmemek’ diyelim.
Zaten istediğiniz kadar kural koyun, sistem kurun; kurum ve kuruluşlar birer ‘canlı organizma’dır ve sizin iradenizden bağımsız ve zamanla değişen bir takım kendilerine has kurallar yaratacaklardır.
Keza, kurum ve kuruluşları oluşturan insanlar da tek tip değildir. Ahmet Bey gidip Ayşe Hanım geldiğinde, en kurumsal şirkette bile bir şeyler değişecektir.
Ancak kuralları esnetmenin de bir takım kuralları vardır.
Aklıma gelenleri sırasız söyleyeyim.
Altın kural: Gereğinde biraz ‘esnek’ davrandığınızı, değil sağda solda övünerek anlatmak, işkence altında bile itiraf etmeyin; kuralları sonuna kadar uyguladığınızı ve hiyerarşiye bağlılığınızı tekrarlayıp durun.
Ve tabii bu arada, aşağıda söylediklerimi yaptığınızı da zinhar – hani çapkınların ‘üstünde yakalansan dahi sonuna karan inkar’ kuralı vardır, o kararlılıkla reddedin.
Kural: Kuralları kafanızda (size özel) kategorilere ayırın. Bazılarını mutlaka uygulayın, bazılarında esnek davranın, bazılarını hiç uygulamayın.
Yani yeri geldiğinde bulanık durumlardan, gri alanlardan, ikicilikten (farklı, zıt ve ama birbirini tamamlayan iki özellik taşıma durumu), muğlaklıktan (birkaç anlama çekilebilme, anlaşılmazlık durumu) korkmayın.
Kural: Yukarıdaki kuralda sözünü ettiğim kategoriler de esnek olsun, duruma ve zamana göre değişebilsin.
Kural: Yönetim yahut organizasyon şemaları (yani kimin kime bağlı olduğunu, unvanının ne olduğunu filan gösterir şema) nadiren gerçeği yansıtır.
Çok şirkette yoktur yahut da asla okumayacak yabancı yatırımcılar için hazırlanan İngilizce yıllık raporda âdet yerini bulsun diye bir tane çiziktirilmiştir.
Siz çalıştığınız kurumun teorik şemasını boşverin, ‘organik’ yani canlı ve gerçek şema nasıldır, çözmeye çalışın.
Birincisine ‘organigram’ (organizasyonel şema), ikincisine ‘sosyogram’ (sosyolojik şema) diyelim.
Tamam Ahmet Bey satın alma müdürü, Şule Hanım müdür yardımcısıdır ama, fotokopi toneri alımlarını ofisboy Cem bir şekilde hallediveriyordur.
Genel Müdürün gözdesi Nazan Hanım kurumsal iletişim koordinatörü görünüyordur ama bu işlerden hiç anlamaz, gibi.
Kural: Türkiye gibi ülkelerde, ikili ilişkiler her ahval ve şeraitte kurumsal ilişkilerden daha iyi işler. Eğer muhasebe müdürü arkadaşınızsa, faturanız üste çıkıverecektir. Patronun sekreteriyle çay içiyorsanız, randevu almanız kolaylaşacaktır. Hasılı, bazen ‘alttakiler’ size ‘üsttekiler’den çok daha faydalı olacaktır. Demem o ki, onları da ihmal etmeyin.
Kural: Her şirkette ‘paralele paralel’ ilişkiler vardır. Vezne şefiyle aranız iyiyse, öğlen yemeğe beraber indiği arkadaşı ulaştırma şefi size istediğiniz aracı daha çabuk verecektir.
Vesaire, vesaire. Size daha böyle çok ‘sosyolojik kural’ uydur… pardon, sayabilirim.
Yani özetle- bu söyleyeceklerimden lütfen kimse siyasi anlamlar çıkarmaya çalışmasın ve sözünü ettiğim bu ‘paralel yapılanma’ hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet çetesi gibi algılanmasın, yani şirketin zararına karanlık işlerden söz ediyorum sanılmasın. Hayır, kurumların çalışmasındaki gerçekçi ve fiili duruma dikkati çekmeye çalışıyorum.
Yani, diyordum kendi lafımı kesmeden evvel, ne kadar kurumsal olursa olsun, hele hele bizimki gibi bir memlekette, her kurum ve kuruluşta ‘resmi yapılanma’nın (artık duruma göre) içinde / üstünde / altında / yanında, mutlaka farklı bir ‘fiili yapılanma’ mevcuttur.
İşleri bu ‘fiili yapılanma’ yürütür. Diğeri ‘gibi yapmakla’ yetinir.
Yöneticiler haberleri yokmuş gibi yapsalar, hatta yüksek sesle reddetseler de şirketin içindeki bu ‘paralel yapılanma’, hatta kimi durumlarda ‘paralel şirket’in varlığını bal gibi bilirler, mis gibi uzlaşırlar, fıstık gibi geçinirler.
Hatta, tıkandıkları zaman paralel sistemden onlar da yararlanırlar.
Hatta hatta, önce Türk sonra yönetici oldukları için, kendi koydukları kuralları gözlerini kırpmadan kendileri deler ve ‘paralel yapılanma’yı bizzat yaratırlar.
Böyle olunca da, öyle Amerikan ‘manacmınt skul’larında okutulanlar; avuçla dolar ödenerek getirilen, kıymeti kendinden menkul yönetim gurularının kimsenin anlamadığı ama herkesin alkışladığı içi boş yemesi hoş lafları, Türkiye’de bir işe yaramaz.
Hürriyet İK – Serdar DEVRİM

Hakkında SinanBayraktar

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*