İnsan yaradılışında önemli bir yaşam değeri olan hatadan ders çıkarmak, önemli bir eğitim olayı kabul edilmektedir. Çünkü yapılan hatalar yaşamsal değerlerimizin daha dikkatli yönetebilmesi yönündeki ikazlardır.

Neden bu konu dikkat çekmeye başladı ve neden bu konuyu açmak gerekir fikrinden hareket ederek bazı konuları incelemeye çalışmaktayım.

Hata yaparak öğrenmek veya hatalar olduğunda o hataya sebep olan nedenleri belirleyerek bir kez daha hata yapmamak veya daha dikkatli olabilmek işin esasını belirliyor

Adamın biri tamir işi ile uğraşmak için çatıya çıkmış. Tamirat yaparken ayağı kayarak düşmüş ve ciddi yaralanmış. Başında insanların toplandığını ve bazı seslerin olduğunu hissederek uyanmış. Gözlerini açtığında etrafındaki kalabalık çözüm aramaya çalışıyormuş. Kimi ambulans arıyor, kimi doktor arıyor, kimi ilk yardım talebinde bulunuyormuş. Zar zor gözlerini açarak bu tepkileri cevap vermeye çalışan yaralı adam, ‘’Ne yapmaya çalışıyorsunuz, bana ne oldu’’diyerek acı içinde sormuş.

Damdan düştün, doktor ve ambulans bekliyoruz. Aman kımıldama, sana yardımcı olacağız demişler.

Adam zar zor nefesini toparlayarak, Bırakın uğraşmayı, siz gidin bana damdan düşen bir adam bulun, o neler yapılacağını hemen söyler ve beni kurtarabilirsiniz. Başka birini aramayın, benim derdimden o anlardemiş.

Bu hikâyeden çıkaracağımız dersin anlamı oldukça fazladır.

Uğraşıların nedenleri ve hataların analizi ile o hatayı gerçekleştiren olayların çözümü, bizlerin o konularda daha net sonuçlar üreterek ikinci hatalara neden yaratmayacağımızı belirleyebiliyor.

O zaman biz nerede hata yapıyoruz? sorusunun cevabını iyi belirlemek gerekecektir.

Uzun yıllardır bu konu üzerinde sürekli analiz yapan birisi olarak özellikle hataların çözümlenmesi konusunda çalışmalarımısürdürmekteyim.

İnsanlar hata yapmaktan korkarak bazı olayları öteleyebilir, erteleyebilir veya hata oluşmasın diye yapmayabilir. Bunu hatasızlık diye yorumlayarak hareketsizlik sağlar ve gelişmeyi engelleyebilir.

Hatanın oluşması, o konuda tekrarlanmaması için bir gösterge olduğunu bilmek gerekir.

Anatomide, vücutta ateşin yükselmesi hastalık başlangıcı ve ikaz olarak kabul edilir ve nereden kaynaklandığı çözümlenerek sağlık konusunda tedbir ve öneriler hazırlanır. Hatta, belirlenen hata eğer kişisel tutum ve davranışlardan kaynaklandığı öğrenilirse o zaman kişinin kendini kullanma şekli değiştirilir ve bir kez daha hata oluşmaması için gerekli öneriler verilir.

İşte bu ve benzeri örneklerde görüldüğü gibi hataları belirleyerek o hataların üzerinde çalışmaları netleştirip çözüm üretmek gerekecektir.

İnsan, yaşamında sürekli hata yapabilen bir yaradılışa sahiptir. İnsanın yaptığı makineler de çalışma esnasında hatalar yapabilmektedir. Bu gibi durumlarda da o sistemin hatasının ne olduğu belirlenerek düzeltilmesi ikinci kez aynı olayların tekrarlanmasını engelleyecektir.

Eğitimin önemi ve gerekliliği işte bu noktalarda tartışılmaz bir gerçektir. Gerekli eğitim koşulları da yaşamdaki hatalar zincirleri üzerinden hareket edilerek oluşturulmaktadır.

Eğitimde belirlenen öğretilerin neredeyse tamamı insanın yaşamındaki bütün olayların analizi ile şekillendiğine inanmaktayım.

Yaradılıştan bugüne kadar olan tüm öğretiler insanların hataları analiz edilmiş ve anlatılmış, bir kez daha yapılmaması konusunda eserler üretilmiştir.

Hatta biraz daha geniş açılı bakmak gerektiğinde dört esas din kurallarının insan hatalarını anlatmak üzerine oluştuğunu görmekteyiz. Buradan inceleme yaparsak tümünde eski dönemlere ait verilen mesajlarda önce kıssalar, sonra buradan çıkarılacak dersler ve bunların olmaması için tembihler yer almaktadır.

Hatalar yeni bir değer oluşturulmak için bizlere tanınmış şanslar olduğunu kabul ettiğimizde o zaman bu hatalardan çıkarılacak dersleri iyi yorumlayarak tekrarına neden olmamak gerekmektedir.

İşte son dönemlerde ülkemizde meydana gelen doğal afetlerin nedenleri anlatılarak bunların neden oluştuğu konusundaki tespitlerde tamamen hatalar üzerinde durulduğu ve bir kez daha yapılmaması gerektiği söyleniyor.

Oluşan hatalardan ders çıkarmayan bir toplumsal değerimiz olduğu aşikâr.

Bunu çok değerli bir özdeyiş ile anlatmak istiyorum.

Bir musibet, bin nasihatten daha geçerlidir

Saygılarımla,

Sinan Bayraktar

İstanbul, 20 Mart 2023

No responses yet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir